Benzer Anlamlılar - Similar Meanings - Thesaurus


01/26/2010 14:51:57

t am, bütün: whole, complete, full, entire, total. complete: Tam, tam anlamıyla bütün parçalarıyla. full: Bütün, tümü entire: Bir şeyin hepsi, tümü. total: Bütün, her şey içinde.  I spent the whole day cleaning. (Bütün günü temizlik yaparak geçirdim.) After my exercise class, my whole body ached. (Egzersiz dersimden sonra bütün vücudum ağrıdı.) The whole town was destroyed by the earthquake. (Bütü


01/26/2010 14:48:48

  That's a pretty hat you're wearing. (Şapkan güzelmiş.) He had a nice smile and an appealing personality. (Hoş bir gülümsemesi ve ilginç bir kişiliği var.) The house has a breathtakingly beautiful scenery. (Evin nefes kesecek kadar güzel bir manzarası var.) It was a boss party. (Şahane bir partiydi.) What a charming street this is! (Ne kadar da büyüleyici bir sokak!) He's got a really cute baby b


01/26/2010 14:30:18

expect: Ummak, beklemek, sanmak. aicipate: Beklemek, ummak, sezmek, tahmin etmek, düşünmek.  foresee: Öngörmek, sezmek, tahmin etmek, ummak, ileriyi görmek. count on: Beklemek, güvenmek, bel bağlamak, hesaba katmak.  bargain for/on: Beklemek, hesaba katmak, ummak (bargain: pazarlık etmek).  look forward to: Can atmak, ummak, sabırsızlanmak, beklemek. Eş Anlamlı Kelimeler - Synonyms I expect to be


01/26/2010 14:15:53

look:  observe: (formal) to watch carefully the way something happens or the way someone does something, especially in order to learn more about it = watch  gaze: to look at someone or something for a long time, giving it all your attention, often without realizing you are doing so = stare  glance: to quickly look at someone or something  scan: to look at something carefully, with the eyes or wit


01/26/2010 14:04:23

anlaşma: Deal, agreement, convention, settlement, arrangement, bargain, accord, understanding, pact, alliance , compact , concord , covenant . deal: an agreement or arrangement, especially in business or politics, that helps both sides involved make / do a deal. srike/cut a deal= make a deal close/clinch a deal= successfully complete a deal get a good deal(on something)= buy something at a good pr


01/22/2010 19:07:58

Oldukça: quite, rather, fairly, pretty Quite: a/an'den önce kullanılabilir. Rather: a/an'den önce de sonra da kullanılabilir. Fairly: ortalamadan fazla ama çok değil. Pretty: quite ama konuşma diline daha yakın - oldukça ama aşırı değil pretty much/well almost (neredeyse) Anlamları benzer olduğu için çoğu zaman birbirlerinin yerlerine kullanılabilirler. Ama anlamda ufak değişiklikler olur. sorusun

(Görüşünüzün Sonucunu Almak İçin E-Mail Adresinizi Girebilirsiniz.)