Bir Başlık Altında - Theme-based

Kelimeleri bir başlık altında öğrenerek öğrenmeyi daha kalıcı hale getiren çalışmalar

07/20/2011 00:00:00

"Man of" un kullanıldığı kelime gruplarını ve anlamlarını buradan öğrenebilirsiniz.


06/10/2011 00:00:00

Türkçe'de uygun görmek, fayda görmek... gibi ifadeleri İngilizce'de farklı fiillerle söylüyoruz.


05/21/2011 00:00:00

İngilizce'de her biri kibilirli, gururlu anlamına gelen kelimeleri ve örneklerini görün.


02/01/2010 21:14:57

If a child lives with criticism, They learn to If a child lives with They learn to fight. If a child lives with They learn to be If a child lives with They learn to feel If a child lives with They learn to be patient. If a child lives with They learn If a child lives with They learn to If a child lives with They learn If a child lives with They learn to have If a child lives with They learn to lik


01/28/2010 16:21:40

laugh (at/about) (laf): gülmek When you laugh, you make the sound and movement of your face which shows that you are happy, think sth is funny or amused. b urst out laughing (bö:st aut lafin): kahkaha patlatmak, kahkahayı basmak Suddenly started laughing. kackle (kekıl): yüksek sesle gülmek If you cackle, you laugh in a loud unpleasant way making short hard sound, often because you are pleased sth


01/27/2010 16:02:30

 to make a journey: yolculuk yapmak to go on a journey: yolculuğa çıkmak to break a journey: yolculukta kısa bir süreliğine durmak car/bus/train journey: araba, otobüs, tren yolculuğu outward journey: dışarıya yolculuk return journey: dönüş yolculuğu rail/air/space travel: tren, hava, uzay yolculuğu to go on a trip / to take a trip: geziye gitmek Many people take their main holiday in summer, and


01/27/2010 15:34:48

kalp, vicdan, merkez, şefkat  in good heart: keyfi yerinde  out of heart : üzgün  heart-to-heart ( adj/noun): samimi, açık "to have a heart-to-heart talk' "to have a heart-to-heart with so'  lose heart: cesareti kırılmak, umutsuzluğa düşmek  by heart: ezbere, ezberden  from the (bottom of one's) heart: candan, tüm kalbiyle heart-attack:kalp krizi  heart-beat: kalp atışı heart-felt (apology/sigh/th


01/27/2010 15:33:06

stargaze: yıldızlara bakmak, hayal kurmak starry: yıldızlı, yıldızlarla kaplı falling star: kayan yıldız lodestar: yol gösterici prensip polestar: kutup yıldızı shooting star: göktaşı star-crossed: şanssız (unlucky) ill-starred:bahtsız starfish: deniz yıldızı star&stripes: Amerikan bayrağı star-turn: baş gösteri see stars(inf): gözünün önünde yıldızlar uçuşmak to be born under a lucky star: ço


01/27/2010 15:30:19

         sorry words I am sorry about yesterday. (Dün için üzgünüm.) She is full of remorse for what she did. (Yaptığı şey için çok üzgün.) He isn't in the least repentant. (Zerre pişman değil.) I am sorry that I can't support you. (Seni destekleyemediğim için üzgünüm.) I'm sorry to say this. (Bunu söyleyeceğim için üzgünüm.) I'm sorry for shouting at you. (Sana bağırdığım için üzdügüm.) I don't r


01/27/2010 15:27:39

    cry out: feryat etmek    noisy words 

(Görüşünüzün Sonucunu Almak İçin E-Mail Adresinizi Girebilirsiniz.)