İngilizce Konuşma - Speaking
Konuşma esnasında sorulacak kişisel sorular ve verilecek cevaplar
İngilizec konuşma becerilerini geliştirmek için neler yapılmalı? Nasıl daha akıcı İngilizce konuşabiliriz?
Birisiyle televizyon hakkında sohbet ederken sorabileceğiniz soruları türkçe karşılıkları ile birlikte aşağıda bulabilirsiniz. Sorularınızı sohbetinizin gidişatına göre seçebilir, karşınızdaki insanın televizyon alışkanlığı ile ilgili merak ettiklerinizi öğrenebilirsiniz.
Cashier:Good morning, May I help you, sir? Günaydın, size yardım edebilir miyim efendim? Client:Yes, please. What´s the buying rate for dolar? Evet lütfen. Doların alış fiyatı ne kadar? Cashier:1.64 U.S. dollars to the Turkish Lira. Bir Türk Lirası 1.64 dolar. Client: Okay. I´d like to change some Turkish lira into US dollars, please. Tamam, biraz Türk Lirasını Dolara çevirmek istiyorum, lütfen.
run down, under the weather as fit as a fiddle Tina: You look run down baby. (Canım, halsiz görünüyorsun.) Serkan: Yeah, I have been a bit under the weather these days. (Evet, bu aralar biraz keyifsizim.) Tina: Shall I make you a herb tea? It will help. (Sana bitki çayı yapayım mı? İyi gelir.) Serkan: That would be very good, but I think I gotta take a sick leave and have a good rest. (Çok iyi olu
I'm broke - The tickets are on me - We're quits I need some change - Here you are hard up for money - go thorugh - well-off Filiz: Shall we go to the concert next week? (Önümüzdeki hafta konsere gidelim mi?) Gül: Uh, I'm not sure. (Hmm, emin değilim.) Filiz: Why not? (Neden?) Gül: I've had lots of payments this month. I'm broke. (Bu ay çok fazla ödemem vardı. Beş parasızım.) Filiz: Oh, come on. It
Otelden Ayrılırken - Checking Out
Receptionist: Good morning, Sir. May I help you? (Günaydın bayım. Yardımcı olabilir miyim?) David Macfarlane: Good Morning. Yes, please. I would like to check out now. (Günaydın. Evet, lütfen. Hesabı ödeyip çıkış yapmak istiyorum.)