İngilizce Konuşma - Speaking

Konuşma bölümünde her seviyeye uygun, konuşma becerilerinizi (speaking skills) geliştirmenize yardımcı nitelikte çalışmalara ulaşabilirsiniz. İnglizce konuşma diliyle (colloquial [spoken] language) ilgili pratik bilgilerin yanında kelimelerin doğru telaffuzlaryla ilgili (pronunciation) çalışmaları da bulacaksınız.

10/28/2011 00:00:00

Receptionist: Good morning, Sir. May I help you? (Günaydın bayım. Yardımcı olabilir miyim?) David Macfarlane: Good Morning. Yes, please. I would like to check out now. (Günaydın. Evet, lütfen. Hesabı ödeyip çıkış yapmak istiyorum.)


10/24/2011 00:00:00

Konuşma esnasında sorulacak kişisel sorular ve verilecek cevaplar


10/05/2011 00:00:00

İngilizec konuşma becerilerini geliştirmek için neler yapılmalı? Nasıl daha akıcı İngilizce konuşabiliriz?


09/11/2011 00:00:00

Birisiyle televizyon hakkında sohbet ederken sorabileceğiniz soruları türkçe karşılıkları ile birlikte aşağıda bulabilirsiniz. Sorularınızı sohbetinizin gidişatına göre seçebilir, karşınızdaki insanın televizyon alışkanlığı ile ilgili merak ettiklerinizi öğrenebilirsiniz.


08/03/2011 13:02:00

Cashier:Good morning, May I help you, sir? Günaydın, size yardım edebilir miyim efendim? Client:Yes, please. What´s the buying rate for dolar? Evet lütfen. Doların alış fiyatı ne kadar? Cashier:1.64 U.S. dollars to the Turkish Lira. Bir Türk Lirası 1.64 dolar. Client: Okay. I´d like to change some Turkish lira into US dollars, please. Tamam, biraz Türk Lirasını Dolara çevirmek istiyorum, lütfen.


10/22/2010 11:47:37

run down, under the weather as fit as a fiddle Tina: You look run down baby. (Canım, halsiz görünüyorsun.) Serkan: Yeah, I have been a bit under the weather these days. (Evet, bu aralar biraz keyifsizim.) Tina: Shall I make you a herb tea? It will help. (Sana bitki çayı yapayım mı? İyi gelir.) Serkan: That would be very good, but I think I gotta take a sick leave and have a good rest. (Çok iyi olu


10/19/2010 12:07:39

I'm broke - The tickets are on me - We're quits I need some change - Here you are hard up for money - go thorugh - well-off Filiz: Shall we go to the concert next week? (Önümüzdeki hafta konsere gidelim mi?) Gül: Uh, I'm not sure. (Hmm, emin değilim.) Filiz: Why not? (Neden?) Gül: I've had lots of payments this month. I'm broke. (Bu ay çok fazla ödemem vardı. Beş parasızım.) Filiz: Oh, come on. It

(Görüşünüzün Sonucunu Almak İçin E-Mail Adresinizi Girebilirsiniz.)