Kişisel sorular - Personal questions Türkiye / İstanbul'la ilgili sorular - Questions about Turkey 1. How old are you? (Kaç yaşındasınız?) 2. Where are you from? (Nerelisiniz?) 3. What do you do? / What is you job? (Ne iş yapıyorsunuz?) 4. Where do you work? (Nerede çalışıyorsunuz?) 5. Do you like you job? (İşinizi seviyor musunuz?) 6. Have you got a sister or a brother? (Kardeşiniz var mı?) 7. Ar
Adres Sorma / Yön Tarifi - Asking for Direction
To be continued... İngilizce Tekerlemeler - Tongue Twisters
Bir şeyi umursamadığımızı söylemenin çeşitli yolları vardır. Umursamama Nispeten kibar ifadeler: Daha samimi ifadeler: Daha laubali ifadeler: That's all right. (Tamam.) It doesn't matter at all. (Farketmez..) I don't mind. (Önemli değil.) It's all the same to me. (Benim için farketmez.) I don't care. (Umrumda değil.) Who cares?! (Kimin umrunda!) Like I care! (Sanki umrumda!) So what?! (Ee? N'olmuş
Konuşma dilinde sıklıkla "ee, şey, yani, işte..." gibi anlatımı zenginleştirmeyen sözcükler ve sesler kullanırız. Tabi bunların sıklığı arttıkça konuşma dinlenmesi daha zor hale gelir ama çok sık olmamakla birlikte ve yerinde kullanıldığında bu ifadeler konuşmayı daha akıcı hale getirir ve düşüncelerimizi toplamamıza yardımcı olur. Aynı zamanda bu ifadelerle konuştuğumuz konuya dikkat çekeriz. İng
Bu konu kültürden kültüre değişse de insanlar arasındaki sosyal mesafe büyüdükçe 'kibar' olmak, çoğu zaman beklenen bir durumdur. İngiliz kültüründeyse bu durum bize göre biraz abartılıdır. Yakınımız olsa bile 'hayır' demek çoğu zaman kabalık olarak algılanabilir. Bu yüzden İngilizce'de direk Çoğu zaman bir teklifi reddetmeden önce teşekkür ederiz ya da özür dileriz. Hatta çoğu zaman durum tam ter