Deyimsel Fiiller - Phrasal Verbs

En az iki kelimeden oluşan fiillerdir. Bu fiiller yanlarına gelen kelime nedeniyle farklı bir anlam verirler. Örneğin: "look" kelimesi "bakmak" anlamına gelir; ancak yanına "for" geldiğinde yani "look for" olduğunda aramak anlamını verir.

01/21/2012 00:00:00

Deyimsel fiiller üzerine hazırlanmış çoktan seçmeli kelime testini çözmek için tıklayınız.


12/01/2011 00:00:00

Make ile ilgili bir deyimsel fiil çalışması. Deyimsel fiiller anlamlarıyla birlikte verilip örneklerle desteklenmiştir. Görmek için tıklayınız.


11/28/2011 00:00:00

Do ile ilgili bir deyimsel fiil çalışması. Deyimsel fiiller anlamlarıyla birlikte verilip örneklerle desteklenmiştir. Görmek için tıklayınız.


11/24/2011 00:00:00

Go ile ilgili bir deyimsel fiil çalışması. Deyimsel fiiller anlamlarıyla birlikte verilip örneklerle desteklenmiştir. Görmek için tıklayınız.


11/21/2011 00:00:00

"Get" fiili ile ilgili bir deyimsel fiil çalışması. Deyimsel fiiller anlamlarıyla birlikte verilip örneklerle desteklenmiştir. Görmek için tıklayınız.


09/03/2011 00:00:00

En çok kullanılan deyimsel fiilerle ilgili bir test hazırladık. Boşluklara anlamca uygun olan deyimsel fiili yerleştiriniz.


06/28/2011 00:00:00

Look ile ilgili bir deyimsel fiil çalışması. Deyimsel fiiller anlamlarıyla birlikte verilip örneklerle desteklenmiştir. Görmek için tıklayınız.


10/26/2010 11:20:45

to discover something by chance, or to meet someone by chance rastlamak, denk gelmek, şans eseri karşılaşmak to visit someone at their house uğramak, ziyaret etmek to get something, especially something unusual elde etmek (özellikle tuhaf bir şey), bulmak if information comes out, people learn about it, especially after it has been kept secret ortaya çıkmak (sır, gizli kalması gereken bir bilgi) t


10/21/2010 12:50:02

1. give something for free = bedava vermek, hibe etmek 2. to show where someone is or what they are doing or thinking when they are trying to keep this a secret = ele vermek to finally agree to do or accept something that you had at first opposed, especially because someone has forced or persuaded you to = pes etmek, boyun eğmek return something you borrowed = geri vermek to produce heat, light, a


08/19/2010 17:21:59

               Aşağıdaki cümlelerde anlama göre boşluğa uygun deyimsel fiilleri seçin. 

(Görüşünüzün Sonucunu Almak İçin E-Mail Adresinizi Girebilirsiniz.)