In a shop: A: Can I help you? (Yardım edebilir miyim?) B: Yes, I'm looking for a sweater. (Evet, bir kazak bakıyorum.) A: What size are you? (Bedeniniz nedir?) B: I'm a medium. (Medium bedenim.) A: How about this one? (Bu nasıl?) B: Yes, that's nice. Can I try it on? (Evet, bu hoş/güzel. Deneyebilir miyim?) A: Certainly, there're the changing rooms over there. (Tabi ki, deneme kabinleri orada.) B:
Asking for Direction 1 Asking for Direction 2 Asking for Direction - Adres Sorma: A: Excuse me. Is there a bank near here? (Afedersiniz. Yakınlarda bir banka var mı?) B: Yes. There's one near the park. (Evet. Parkın yakınında bİr tane var.) A: How can I get there? (Oraya nasıl gidebilirim?) B: Go straight, turn first right and go on. It's on between the hospital and the park. (Düz gidin, ilk
On the Phone: A: Hello. This is Ayşen Demir. May I speak to Mr. Stall, please? (Merhaba. Ben Ayşen Demir. Bay Stall'la görüşebilir miyim?) B: Hold the line a moment, I'll check if he is in his office. (Hatta kalın, ofisinde olup olmadığını kontrol edeceğim.) A: Thank you. (Teşekkürler.) B: (after a moment) Yes, Mr. Stall is in. I'll put you through. ([bir süre sonra] Evet, Bay Stall ofisinde. Bağl
Personal Information - Kişisel Bilgiler: What's your first name? (Adınız nedir?) Ayça. () What's your surname? (Soyadınız nedir?) Gülen. () How old are you? (Kaç yaşındasınız?) 29. () Are you married? (Evli misiniz?) No, I'm single. (Hayır, bekarım.) What's your job? (Ne iş yapıyorsunuz?) I'm a doctor. (Doktorum.) Where are you from? (Nerelisiniz?) Mersin, Turkey. (Mersin, Türkiye.) What's your ad
-tion ile biten 100 kelime ( a hundred words ending with -tion):
İngilizce' de söylenen bir fikre katılıp katılmadığımızı söylerken kullandığımız temel kelime hemfikir olmak anlamına gelen Hemfikir olduğumuz kişiyi ifadelerinden birini kullanırız. ifadelerinden birini tercih ederiz. ifadelerinden birini tercih ederiz. ifadelerinden birini tercih ederiz. ifadelerinden birini tercih ederiz. AGREEING & DISAGGREING: I think you are right. (Bence haklısın.) You
Özür Dileme: Genel olarak özür dilerken şu cümleleri kullanırız: Özür dilediğimizi daha güçlü bir şekilde ifade etmek istediğimizde ise şu cümleleri kullanırız (örneğin birisini yanlış yere suçladığımızda) : Geç kaldığımız durumlarda yukarıda bahsettiklerimize ek olarak şu cümleleri de kullanabiliriz: Resmi yazılarda ise genellikle şu cümlelerle özür dileriz: Özüre cevaben: Birisi bizden özür dile
Simple ways - basit yollar Daha samimi ortamlarda kullanabileceğimiz basit ve kısa yollar; Longer and often more formal ways - uzun ve daha resmi yollar Neden anlamadığını da açıklayan daha uzun ve genellikle daha resmi olan yollar; Karşımızdakini anlamadığımız durumlarda:
Let's imagine that you want to ask someone's opinion about the forthcoming Here are a few ways you can ask the question. The usual ways... (genel, alışıla gelmiş yollar) [daha resmi] More casual ways... (daha günlük kullanımlar) Particular kind of opinion... (belirli, daha detaylı bir görüş sorarken) Other ways with yes/no question Do you know any other ways to ask someone's opinion? Görüş sorma
Answering the phone - Telefona cevap verme Introducing yourself - Kendini tanıtma Asking to speak with someone - birisini telefona isteme Connecting someone - birini bağlama Making special requests - özel istekte bulunma Taking a message for someone - birisi için not alma Leaving a message with someone - mesaj bırakma Confirming information - bilgi onaylama Listening to an answering machine -