İngilizce Dinleme - Listening ( Basit )

Dinleme becerilerinizi (listening skills) geliştimenize yardımcı olacak dinleme çalışmalarını burada bulacaksınız. Dinleme becerilerini geliştirmek özel hazırlanmış kayıtların ve konuşma dilinden gerçek diyalog örnekleriyle birlikte popüler İngilizce şarkı sözlerini de bulabileceksiniz.

03/04/2011 17:21:55

"Everything I Do" şarkısının İngilizce ve Türkçe sözleri


04/02/2010 16:07:34

Sealed With a Kiss by Brian Hyland  


03/24/2010 00:03:18

It's too far (Çok uzak) It's too fast (Çok hızlı) It's too quick (Çok ani) It won't last (Uzun sürmeyecek) It's not right (Doğru değil) But it's not wrong (Ama yanlış da değil) There's no time (Zaman yok) Move along (İlerle) But I've come much too far (Ama fazla ileri geldim) And I know what's in my heart (Ve kalbimdekini biliyorum) And I know what I feel (Ve ne hissettiğimi biliyorum) I can tell


02/01/2010 23:26:54

Barış Manço - Nick the Chopper Down in the forest, near a village. (Ormanın aşağısında, bir köyün yanında.) Lived the man called, Nick the Chopper. (Nick the Chopper adında adam yaşardı.) Chopping woods his game and making money. (Ağaçları kesmek onun oyunuydu ve bundan para kazanmak.) Caring not for trees, he blindly chops on. (Ağaçları umursamadan, körü körüne balta sallardı.) Never to be marrie


02/01/2010 22:54:29

Sting Fragile - Kırılgan If blood will flow when fresh and steel are one. (Kan çelik ve hava birleşince akacaksa.) Drying in the colour of the evening sun. (Ve kuruyacaksa akşam güneşinde.) Tomorrow's rain will wash the stains away. (Yarın yağmur yıkayacaktır tüm lekeleri.) But something in our minds will always stay. (Ama aklımızdaki birşey çıkmayacak.) Perhaps this final act was meant. (Belki de


02/01/2010 22:24:46

R.E.M "Losing My Religion" - İnancımı Kaybediyorum Life is bigger It's bigger than you. (Yaşam daha büyük senden daha büyük.) And you are not me. (Ve sen, ben değilsin.) The lengths that I will go to. (Gideceğim mesafe.) The distance in your eyes. (Gözlerindeki uzaklık.) Oh no I've said too much I set it up. (Olamaz çok fazla konuştum.) That's me in the corner. (Köşedeki benim.) That's me in the s