"-meli,-malı" anlamına gelen"must", genelde kişinin kendi insiyatifini belirttiği zorunluluklar için kullanılır. Buna ek olarak yasaklar söz konusu olduğunda da görev alır.
I must go. (Gitmeliyim.)
You mustn't shout. (Bağırmamalısın.)
Must I help? (Yardım etmeli miyim?)
Zorunda anlamında kullanılan"have to"ise kişisel insiyatifimiz dışında başkalarının direttiği durumlarda kullanılır.
I have to go work. (İşe gitmek zorundayım.)
Do you have to wake up early? (Erken kalkmak zorunda mısın?)
Ancak olumsuz anlamı bir zorunluluk değil seçenek sunmayı belirtir.
You don't have to join the meeting. (Toplantıya katılmak zorunda değilsin.)
Sen bilirsin istersen katıl, istersen katılma; ama senden katılman beklenmiyor.