tam, bütün - whole, complete, full, entire, total

01/26/2010 14:51:57

Eş Anlamlı Sözcükler

t am, bütün: whole, complete, full, entire, total.

I spent the whole day cleaning. (Bütün günü temizlik yaparak geçirdim.)
After my exercise class, my whole body ached. (Egzersiz dersimden sonra bütün vücudum ağrıdı.)
The whole town was destroyed by the earthquake. (Bütün şehir depremde yıkıldı.)

complete: Tam, tam anlamıyla bütün parçalarıyla.

I have complete confidence in you. (Sana güvenim tam.)
Sun, sand and romance - her holiday was complete. (Güneş, kum ve aşk - tatili tamdı.)

full: Bütün, tümü

She drank a full cup of coffee. (Bir fincan kahvenin tümünü içti.)
I have full confidence in you (Sana güvenim tam.)
Please give your full name and address. (Lütfen tam isminizi ve adresinizi verin.)
We do not yet have full details of the story. (Henüz hikayenin bütün detaylarını bilmiyoruz.)

entire: Bir şeyin hepsi, tümü.

The entire country was covered with snow. (Bütün ülke karlarla kaplıydı.)
He'd spent the entire journey asleep. (Bütün yolculuğu uyuyarak geçirdi.)

total: Bütün, her şey içinde.

The total number of only dancers were 150. (Sadece dansçıların toplamı 150 kişiydi.)
He said he wants total silence during the show. (Şov boyunca tam bir sessizlik isteğini söyledi.)

Henüz oylanmamış. İlk oylayan siz olun!

Oyla!

0 Yorum
Yorum Yaz Soru Sor

Konu hakkındaki yorumunuz