Eğer - Can Yücel - If

03/02/2010 15:00:53
If Eğer
It is not that important to leave and go O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
if it didn't leave gaps behind arkalarında doldurulması
that are impossible to fill. mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
- -
Even the big separations are not that hard to Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük
endure, ayrılıklar bile,
if they were started at the best place. en güzel yerde başlatılsaydı eğer.
- -
Crying is not something to be ashamed of, Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
if the tears are coming from the heart. yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer.
- -
Stealing is not disgraceful, Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
if it is the heart of somebody that is stolen. çalınan birinin kalbiyse eğer.
- -
Love has nothing to be afraid of, Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
if one could get rid of all skins. insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.
- -
A familiar voice would not make one so upset, O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
if it was never heard. hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.
- -
The leakproof embraces would perhaps be Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan
forgotten more easily, sarılmalar,
if they were not wrapped with passionate love. kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.
- -
The big hazel eyes would head to uncertainty as Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler
time passes, zamanla,
if they weren't looking so lunatic. öylesine delice bakmasalardı eğer.
- -
It would perhaps be easy to forget the burning Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı
taste of a wet kiss, belki de
if the heart did not press on the rib cage that hard. kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.
- -
The long night conversations could be replaced by Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece
something else, sohbetlerinin,
if the last cigarette was not shared breath by breath. son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.
- -
It wouldn't snow even on the dreams, Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
if the fears had not wounded love in the battles. meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır
yaralamasaydı eğer.
- -
Time, still as if it will never pass, would fly like an arrow, Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran
if the one that's worth waiting for would come at zaman,
the end. beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.
Even the color of the hair in the dreams would fade Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
away with time, tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı
if their inexpressible smell had not stuck on the pillows. eğer.
- -
Even that huge, that splendid end, death, would O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını
lose its meaning, yitirirdi,
If everything worth living was already lived. yaşanılası her şey yasanmış olsaydı eğer.
- -
Loneliness would not be that unbearable, O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
If the final glimmer of hope had not faded away. son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.
- -
The spring sun perhaps would not heat this much, Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
if life did not start again after every loss. her kaybedişin ardından hayat yeniden
başlamasaydı eğer.
- -
It would perhaps not be necessary to smoke before Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı
breakfast, belki de,
if a giant wave of longing did not challenge. dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.
- -
Maybe the thin waist would remain in memories, Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
if even the shameless tea was not given in a namussuz çay bile ince belli bardaktan
thin-waisted glass. verilmeseydi eğer.
- -
Sleeplessness would not ruin that badly right after Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık
short naps, kestirmelerin ardından,
if the silk skin to touch was not that far away. dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.
- -
Even a jobless home could turn to paradise maybe, İşsiz bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
if it was heated by a warm smile. sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.
- -
Poems with the taste of aged wine would not feel as Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler
poor, böylesine,
if there was someone to whisper them to. kulağına okunacak biri olsaydı eğer.
- -
It would perhaps not be possible to believe that İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir
every love hides a separation deep inside, ayrılık gizlendiğine belki de,
if it did not have on its calling card the label 'first kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden
degree perpetrator of so many separations'. failidir' denmeseydi eğer.
- -
Daisies would not really look down, Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
if they did not have their shares from your betrayal. ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.
- -
Coasts would not surrender to solitude, Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
if you did not try to console yourself with aimless Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle
strolls on your own faint coasts. avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.
- -
I will be alone after you go Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
and I am not afraid of being alone, yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
but what if I want to hold your hands... ya canım ellerini tutmak isterse...
- -
Evet Sevgili, Yes sweetheart,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, Who would miss the smell of the sweat inside your palms,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına, who would want to lie along your thin fingers,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık if they had not witnessed a splendid period in
etmiş olmasalardı eğer!! their past!!

Can Yücel

3 kişi tarafından oylandı. Ortalama: 5,00

Oyla!

0 Yorum
Yorum Yaz Soru Sor

Konu hakkındaki yorumunuz

(Görüşünüzün Sonucunu Almak İçin E-Mail Adresinizi Girebilirsiniz.)