"para" ile Kullanılan Kelimeler - Money Collocations

08/01/2011 00:00:00
KELİME ANLAM ÖRNEK CÜMLE
easy money kolay para
He thinks working in marketing is easy money. (Pazarlamada çalışmanın kolay kazanılan para olduğunu düşünüyor.)
bonus money ekstra para, prim
If you finish the project before the deadline, you will get bonus money. (Eğer projeyi teslim tarihinden önce bitirirseniz prim alacaksınız.)
hard-earned money zor kazanılan para
It is not easy to spend hard-earned money. (Zor kazanılan parayı harcamak kolay değildir.)
taxpayers' money toplanan vergiler
It's not right to waste taxpayers' money on projects that benefit those who are already wealthy. (Toplanan vergilerin zaten zengin olan insanların yararına olan projeler için heba etmek doğru değil.)
pocket money / spending money harçlık
Can I have extra pocket money for the next week? (Gelecek hafta için ekstra harçlık alabilir miyim?)
subsistence money nafaka
Her ex-husband accepted to pay subsistence money monthly. (Eski kocası nafakayı aylık ödemeyi kabul etti.)
dirty money kirli para
I dont want your dirty money. (Senin kirli paranı istemiyorum.)
protection money haraç
That gang is demanding protection money from every store on the street. (O çete, caddedeki her mağazadan haraç istiyor.)
counterfeit / fake money sahte para
Police found more than 2 million $ in fake money. (Polis 2 milyon dolardan fazla sahte para buldu.)

VERB + MONEY

KELİME ANLAM ÖRNEK CÜMLE
To print money Para basmak
The government printed so much money in 2001 that it caused inflation. (Hükümet 2001’de o kadar çok para bastı ki bu enflasyona sebep oldu.)
To count money Para saymak
Let's count your money and see if you have enough to buy that. (Hadi paranı sayalım ve bunu almaya yetecek paran var mı görelim)
To bring in money/ earnmoney / make money Para kazanmak
The company brought in more than $4 million. (Şirket 4 milyon dolardan fazla kazandı.)
To borrow money borç almak
Can I borrow money from you for the weekend? (Haftasonu için sendenborç alabilir miyim?)
bank / deposit / pay in / pay into the bank / putthe money in the bank Bankaya yatırmak
I deposited a large amount of money last Friday. (Geçen Cuma büyük miktarda parayı bankaya yatırdım.)
draw out / get out / take out / withdraw Para çekmek
She took some money out of her account. (Hesabından biraz para çekti.)

3 kişi tarafından oylandı. Ortalama: 5,00

Oyla!

0 Yorum
Yorum Yaz Soru Sor

Konu hakkındaki yorumunuz

(Görüşünüzün Sonucunu Almak İçin E-Mail Adresinizi Girebilirsiniz.)