-ebilmek, -abilmek - be able to

09/14/2011 00:00:00

“Be able to” yardımcı fiil değildir. “Be able to”nun yardımcı fiil konusunda yer almasının nedeni ise çoğu zaman “could” ve “can” in yerine kullanılabiliyor olmasıdır. ”Can” şimdiki zamanda ve genel olaylarda, “ could” ise geçmiş zamanda, fakat “be able to” bütün zamanlarda kullanılabilir. Yanındaki yardımcıya göre hangi zamanda olduğunu anlayabiliriz. “be able to” bir güçlüğün üstesinden gelindiğini, gelinebilme ihtimali ya da potansiyeli olduğunu anlatırken kullanılır. “-ebilmek” anlamına gelir.

John is able to speak three languages. (John üç dil konuşabiliyor.)
 
Burada John'un zor birşeyi yapabildiğinden bahsediyor.
He was able to pass the exam at the end of a long studying period. (Uzun bir çalışma sürecinden sonra nihayet sınavı geçebildi.)
 
Güçlüğün nihayet aşılabildiği ifade ediliyor.
He can pass the exam; Murat is clever. (Sınavı geçebilir, Murat akıllıdır.)
 
Genel birşeyden bahsediyor. Zeki olduğu için yapabilir.
He was dismissed from the work. I don’t know whether he will be able to pay the rent. (O işten kovuldu. Kirayı ödeyebilecek mi bilmiyorum.)
 
Bu cümlede ise, üstesinden gelememe ihtimali söz konusu.
The surgeons weren’t able to save her life. (Cerrahlar onun hayatını kurtaramadı.)
 
Cerrahlar çok uğraştılar.
hırsız
The thief had hardly been able to open the door when his friend arrived. (Arkadaşı vardığında hırsız kapıyı ancak açabilmişti.)
I have not been able to reach her by phone for hours. (Saatlerdir ona telefondan ulaşamıyorum.)
hearing-aid-woman
Was your grandma able to hear after she wore those hearing aids? (Anneannen işitme cihazalarını taktıktan sonra duyabildi mi?)
I was able to speak French after three months. (Üç ay sonra Fransızca konuşabiliyordum.)
The scientist haven’t been able to develop a certain cure for cancer yet. (Bilim adamları kanser için hala kesin bir tedavi geliştiremedi.)
 
“can” şimdiyi ve genel olayları anlatır, gelecek zamandaki yeteneklerden bahsederken sadece “able to” kullanabiliriz.
rideguide_1_560x420
Are you sure? Will you be able to ride that motorcycle? (Emin misin? O motosikleti kullanabilecek misin?)
They will try very hard and they will be able to win the race. (Çok çalışacaklar ve yarışı kazanabilecekler.)
 
“could” ise geçmişteki yenetekleri anlatır.
I could speak when I was six months old. (6 aylıkken konuşabiliyordum.)
pink_alphabet
He couldn’t learn even the alphabet when was in the second grade. (2. Sınıftayken alfabeyi bile öğrenememişti.)

3 kişi tarafından oylandı. Ortalama: 5,00

Oyla!

0 Yorum
Yorum Yaz Soru Sor

Konu hakkındaki yorumunuz

(Görüşünüzün Sonucunu Almak İçin E-Mail Adresinizi Girebilirsiniz.)