Deyimsel Fiiller - Go - Phrasal Verbs - Go

11/24/2011 00:00:00
71178_131232628701_6071859_n

Go against: Karşı çıkmak

Mosy of the young people of this generation go against paid education. (Yeni kuşak gençlerin çoğu paralı eğitime karşı çıkıyor.)

---

images_azinlik_987068452

Go along with: Aynı görüşte olmak, kabul etmek

I went along with their decision because I was in the minority. (Azınlıkta olduğum için onların kararlarını kabul ettim.)

---

post-shopping-when-is-the-best-time

Go around: Gezinmek, dolaşmak

I spent my time going around the stores on my off day. (Boş günümde zamanımı mağazaları dolaşarak harcadım.)

---

Rudeness-and-Disrespect_article

Go beyond: Ötesine geçmek, aşmak

He went beyond the limits by answering his father disrespectfully. (Babasına saygısızca cevap vererek sınırları aştı.)

---

time-goes-by-bob-salo

Go by: Geçmek

I feel thoroughly I am getting older as time goes by. (Zaman geçtikçe yaşlandığımı iyiden iyiye hissediyorum.)

---

345404309_8fa8856258

Go down: batmak

We watched the sun’s going down together. (Güneşin batışını beraber izledik.)

---

budgeting

Go down: Azalmak

The monthly income of the company has gone down because of the crisis. (Şirketin aylık geliri kriz yüzünden azaldı.)

---

country-western-music-22

Go for: Sevmek

I really go for the western music. (Batı müziğini gerçekten seviyorum.)

---

scholarship

Go for: Çabalamak

I’m not sure how I’ll achieve but I’ll certainly go for that scholarship. (Nasıl başaracağımdan emin değilim ama kesinlikle o burs için çabalayacağım.)

---

Study-Abroad-part-iii

Go about: bir işe girişmek, ele almak

Why don’t you go about getting a visa first to go abroad? (Yurt dışına gitmek için işe vize almakla neden başlamıyorsun?)

---

stock-photo-go-ahead-55841770

Go ahead: Devam etmek

Go ahead! Don’t wait in the middle of the road! (Devam et! Yolun ortasında bekleme yapma!)

---

journal

Go over: İncelemek, gözden geçirmek

Go over what you wrote for the last time to see if you made a mistake. (Yanlış yapıp yapmadığını görmek için yazdıklarını son kez gözden geçir.)

---

imgres

Go through: (zor bi olay) yaşamak

After all she went through, it is really surprising that she is still standing and strong. (Tüm yaşadıklarından sonra, güçlü ve ayakta duruyor olması gerçekten şaşırtıcı.)

---

imgres

Go on: Devam etmek

The show must go on! (Gösteri devam etmeli!)

---

avrasya-maratonu-birincisi-belli-oldu

Go in for: (yarışmaya) katılmak, girmek

Will they go in for the Eurasia Marothon this year? (Bu yıl avrasya maratonuna katılacaklar mı?)

---

imgres

Go off: Bozulmak, çürümek

The food in the fridge smells very bad, They must have gone off since we are not at home for a week. (Buzdolabındaki yiyecekler çok kötü kokuyor. Bir haftadır evde olmadığımız için çürümüş olmalılar.)

---

imgres

Go out: Dışarı çıkmak

I felt a bit sweltered. I am going out for an hour to take some air. (Biraz bunaldım. Biraz hava almak için bir saatliğine dışarı çıkıyorum.)

---

Leaving_Home_by_thefantasim

Go back: Geri gitmek

When my friend came to me at midnight, she said she quarreled with her husband and would never go back to home. (Gece yarısı arkadaşım bana geldiğinde, kocasıyla kavga ettiğini ve bir daha asla eve geri dönmeyeceğini söyledi.)

---

imgres

Go away: Gitmek, uzaklaşmak

Will you go away before I start to cry? (Ben ağlamaya başlamadan gidecek misin?)

---

imgres

Go together: Birbirine uymak (gitmek)

Do you think my red shirt goes together with this black skirt? (Sence kırmızı gömleğim bu siyah etekle gider mi?)

---

imgres

Go under: Batmak

Titanic went under in a few minutes after crashed an iceberg. (Titanik buzdağına çarptıktan bir kaç dakika sonra battı.)

2 kişi tarafından oylandı. Ortalama: 5,00

Oyla!

0 Yorum
Yorum Yaz Soru Sor

Konu hakkındaki yorumunuz

(Görüşünüzün Sonucunu Almak İçin E-Mail Adresinizi Girebilirsiniz.)