Biliyorsun Sağlam Pabuç Değilim - You Know I'm no good - Amy Winehouse

08/15/2011 13:44:00
Meet you downstairs in the bar and heard, (Aşağıda barda karşılaştık ve duydum)
Your rolled up sleeves and your skull t-shirt, (Kolları kıvrılmış, kafataslı tişörtün)
You say "why did you do with him today?" (“Bugün neden onunla yattın?” diyorsun)
And sniffed me out like I was Tanqueray, (Sanki Tanqueray’mışım gibi kokumdan buldun beni)
'Cause you're my fella, my guy (Benim dostum, sevgilim olduğundan)
Hand me your stella and fly, (Biranı bana verdin ve fırladın)
By the time I'm out the door, (Ben kapıya çıkana kadar)
You tear men down like Roger Moore (Adamı Roger Moore gibi parçalamıştın)

---------------------------------------------------------

I cheated myself, (Kendimi aldattım)
Like I knew I would (Böyle olacağını biliyordum)
I told you, I was trouble (Sana söyledim, ben belayım)
You know that I'm no good (Biliyorsun sağlam pabuç değilim)

---------------------------------------------------------

Upstairs in bed with my ex-boy, (Yukarda eski sevgilimle yataktayım)
He's in a place but I can't get joy (Onun keyfi yerinde ama ben zevk alamıyorum)
Thinking on you in the final throes, (Son sancılarda seni düşünüyorum)
This is when my buzzer goes (İşte o zaman zilim çalıyor)
Run out to meet you, chips and pitta, (Seni karşılamak için dışarı koşuyorum, cips pittam)
You say "when we married," (Diyorsun ki "evlendiğimizde")
Cause you're not bitter, (Çünkü acımasız değilsin,)
"there'll be none of him no more" ("Artık ondan eser olmayacak")
I cried for you on the kitchen floor (Mutfakta yerde senin için ağladım.)

---------------------------------------------------------

I cheated myself, (Kendimi aldattım)
Like I knew I would (Böyle olacağını biliyordum.)
I told you, I was trouble (Söyledim sana, ben belayım)
You know that I'm no good (Biliyorsun sağlam pabuç değilim işte.)

---------------------------------------------------------

Sweet reunion Jamaica and Spain, (Tatlı birleşme Jameika ve İspanya)
We're like how we were again, (Eskiden nasılsak öyleyiz yine)
I'm in the tub, you on the seat, (Ben küvetteyim, sen oturuyorsun)
Lick your lips as I soak my feet (Ayaklarımı ıslatırken, sen dudaklarını yalıyorsun)
Then you notice likkle carpet burns, (Sonra halıdaki yanıkları görüyorsun)
My stomach drops and my guts churn, (Mideme sancılar giriyor, bağırsaklarım sarsılıyor)
You shrug and it's the worst, (Omuz silkiyorsun, en kötü olan)
Who truly stuck the knife in first (Bıçağı ilk saplayandır.)

---------------------------------------------------------

I cheated myself, (Kendimi aldattım)
Like I knew I would (Böyle olacağını biliyordum)
I told you, I was trouble (Söyledim sana, belayım)
You know that I'm no good (Biliyorsun, ben sağlam pabuç değilim.)

1 kişi tarafından oylandı. Ortalama: 5,00

Oyla!

0 Yorum
Yorum Yaz Soru Sor

Konu hakkındaki yorumunuz

(Görüşünüzün Sonucunu Almak İçin E-Mail Adresinizi Girebilirsiniz.)