"Be supposed to" kullanımı
-
The use of "be supposed to"
09/06/2011 00:00:00
Önceden planlanmış ve programlanmış şeylerin yapılmasını veya gerçekleşmesini beklendiğini; bir şeyin yapılacağını varsaymak ya da ummak anlamlarına gelir. İş İngilizce’sinde çok kullanılır, Türkçe’ye “gerekir / gerekiyor ” olarak çevirebiliriz.
I am supposed to go and see the headmaster this morning. (Bu sabah gidip müdürü görmem gerekiyor.)
You are supposed to give at least seven correct answers out of ten to be able to pass the exam. (Sınavı geçebilmek için on sorudan en az yedisine doğru cevap vermen gerekiyor.)
The match is supposed to start in a few minutes. (Maçın bir kaç dakika içinde başlaması bekleniyor.)
I was supposed to buy extra tickets for the concert but I forgot. (Konser için fazladan bilet almam gerekiyordu, fakat unuttum.)
Fakat bu yapının olumsuzu, yani “be not supposed to” tavsiye edilmeyen, izin verilmeyen durum ve davranışları ifade etmek için kullanılır.
You aren’t supposed to be there. (Orada olmaman gerekiyor./Orada olman beklenmiyor.)
You are not supposed to talk the people older than you in that way. (Senden büyüklerle bu şekilde konuşmaman gerekiyor.)
I’m not supposed to tell this, it’s a secret. (Bunu sana söylememem gerekiyor, sır.)
Bu yapı sorularda kullanıldığında beklenti olup olmadığını sorar:
Am I supposed to be at the wedding ceremony on Friday? (Cuma günkü evlilik töreninde olmam mı gerekiyor? / Cuma günkü evlilik töreninde olmam gerekiyor mu?)
What am I supposed to do now? (Şimdi ne yapmam gerekiyor.)
“How” soru kelimesiyle kullanıldığında beklenti değil çaresizlik anlatır:
How am I supposed to finish all this homework by tomorrow? (Bütün bu ödevleri yarına kadar nasıl bitireceğim?)
How am I supposed to write all those by hand? (Tüm bunları elle nasıl yazayım?)
How is she supposed to dress herself? She is only ten months old. (Kendi kendine nasıl giyinsin? Daha on aylık.)
"Be supposed to" kullanımı - The use of "be supposed to"
Önceden planlanmış ve programlanmış şeylerin yapılmasını veya gerçekleşmesini beklendiğini; bir şeyin yapılacağını varsaymak ya da ummak anlamlarına gelir. İş İngilizce’sinde çok kullanılır, Türkçe’ye “gerekir / gerekiyor ” olarak çevirebiliriz.